| burhanefe ![]() Üyelik tarihi: 18.02.2007 Yaş: 34
Mesajlar: 1.601
Teşekkür etti: 4
3 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
kardeş sohbetler demişsin kaynağa ama bu kimin sohbeti sizin kendi aranızda geçen sohbetler mi ayrıca gavs'i hizan kimdir ona bu gavs lık makamını kim vermişdir seydayi tahi kimdir ve bu şahıs nasıl oluyorda kabrin yanına geldiğinde kabrin içindeki kişinin azab çekip çekmediğini görüyor?? ![]() ![]()
__________________ bende baronum | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.038
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 6 Mesaja aldı
|
cevaba gerek kalmadı
__________________ Ağlayarak uyumuş yağmur olmuşum rüyamda bana hasret bi çöl için... |
| | |
| Arife Her Gün Kadir Gecesidir ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 9.169
Teşekkür etti: 542
540 Teşekkür 291 Mesaja aldı
|
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. O'nun yaşlı olduğunu bana söyletemezsiniz:) | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| burhanefe ![]() Üyelik tarihi: 18.02.2007 Yaş: 34
Mesajlar: 1.601
Teşekkür etti: 4
3 Teşekkür 2 Mesaja aldı
| neden cevaba gerke kalmadı şeklinde geçiştiriyorsun olayı anlamadım eğer bu mürşid sizin mürşidiniz se takır takır cevap vermen lazım öyle körü körüne islamı savunmakla olmaz bu iş mürşidinin hayatınıda bileceksin nerde nasıl davrandığınıda ve kimlerden icazet alıp kimlere icazet verdiğinide bileceksin yok öyle cevaba gerek kalmadı deyim gitmek
__________________ bende baronum |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.038
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 6 Mesaja aldı
| mürşidimin hayatını bilip bilmediğime bırak da ben karar vereyim. beni apıştırdın ya ondan cevaba gerek kalmadı diyorum. Ben körü körüne bağlanayım siz sorgulayın abi bu da benim tercihim onu da sorgulamazsın heralde. Hatme duaları kafandan yazılmıyor kısa cevap. Ayrıca Bediüzzaman bile Gavsi Hizani demiştir. Şurda en son yapılacak kişi benim kimsenin mürşidi hakkında hiç bir lafım olmamış maruz kaldığım duruma bak.
__________________ Ağlayarak uyumuş yağmur olmuşum rüyamda bana hasret bi çöl için... |
| | |
| Arife Her Gün Kadir Gecesidir ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 9.169
Teşekkür etti: 542
540 Teşekkür 291 Mesaja aldı
|
Burhan Şeyh Abdulhakim El Hüseyni HZ leri yerine Muhammed Raşid Erol'(k.s)u bırakmış. O vefat edince yerine gelen halifelerden birisi de yukarıdaki isimdir. Muhammed Raşid Erol'un onu işaret ettiğini söylüyorlar. O yüzden gavs diyorlar Benim dildiğim bu...Yanlış da olabilir
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. O'nun yaşlı olduğunu bana söyletemezsiniz:) |
| | |
| burhanefe ![]() Üyelik tarihi: 18.02.2007 Yaş: 34
Mesajlar: 1.601
Teşekkür etti: 4
3 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
olay budur işte yaff diyeceğin tek şey budur açıklayacaksın o kadar teşekkür ederim abi konuyla ilgin yokdu kafanı ağrıttık seninde ![]() ![]()
__________________ bende baronum | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.038
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 6 Mesaja aldı
| şu cevap için benim kalbimi kırdıysan brova derim sana abi. Verilen cevap silsileyi saymak mı, Mürşidimin kimden icazet aldığını söylemek miydi
__________________ Ağlayarak uyumuş yağmur olmuşum rüyamda bana hasret bi çöl için... |
| | |
| burhanefe ![]() Üyelik tarihi: 18.02.2007 Yaş: 34
Mesajlar: 1.601
Teşekkür etti: 4
3 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
![]() ![]()
__________________ bende baronum | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| burhanefe ![]() Üyelik tarihi: 18.02.2007 Yaş: 34
Mesajlar: 1.601
Teşekkür etti: 4
3 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
eğer ki kalbini kırdıysam gerçekten ve gönülden özür dilerim kardeş hakkını helal et
__________________ bende baronum | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| Kayıt onayı eksik ![]() Üyelik tarihi: 07.07.2007
Mesajlar: 106
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
kardeslerimizin anlasmasi ne kadar güzel. tasavvuf ehli zaten hatasinda israr etmez. gerekirsede özür diler ve helallesir. |
| | |
| Arife Her Gün Kadir Gecesidir ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 9.169
Teşekkür etti: 542
540 Teşekkür 291 Mesaja aldı
|
GAvs Nüceba Nükeba Abdal vs velayet makamlarıdır ve de HAzret-i Allah tarafından verilir
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. O'nun yaşlı olduğunu bana söyletemezsiniz:) |
| | |
| burhanefe ![]() Üyelik tarihi: 18.02.2007 Yaş: 34
Mesajlar: 1.601
Teşekkür etti: 4
3 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
ayrıca bunlardan birilerinin ders alması gerketiğini düşünüyorum
__________________ bende baronum | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| Derviş ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 01.02.2007
Mesajlar: 99
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Gavs-i hizan Sıbgatullah El-Arvasi (ks) İcazeti Şeyh Seyyid Taha (ks)dan almıştır.O Seyyid Abdullah (ks)dan o da Mevlana Halid Bağdadi (ks)dan Almıştır.Seyda-i Tahi Şeyh Abdurrahman-ı Tağidir. Gavs-i Hizanın Talebesidir.Gavslık Makamı Allah Tarafından verilir.Bu Sohbetler yazan kaynak Minah Adlı Kitaptır.Minah Gavs-i Hizan hzlerinin hayatı halleri ve mübarek sözlerinin bulunduğu kitaptır.Mübareğin Türbesi Bitlisin Hizan ilçesindedir.Aslı Bağdattan gelmektedir.Nakşibendi Tarikatının sadatlarındandır.Bu Yolun Silsilesi Şöyledir : Hz.Muhammed(S.A.V.) Hz.EbuBekir(R.a.) Hz. Selman-ı Farisi (R.A.) Kasım Bin Muhammed Bin Ebubekir (R.A) Cafer-i Sadık (R.A) Beyazıd-i Bestami(K.S) Ali Harkani (K.S) FADL-ÜL FARMİDİ (K.S) Yusuf Hemedani (KS) Abdulhalik Gücdevani (K.S) Arif Erreyvegeri (K.S) Ali Ramiteni (K.S) Mahmud Enciriyil Fağnevi (K.S) Muhammed Baba Semmasi (K.S) Seyyid Emir Külal (KS) Muhammed Bahauddin Şah-ı Nakşıbend(K.S) Alaüddin Attar(K.S) Yakub El Çerhi(K.S) Ubeydullah-ı Ahrar(K.S) Muhammed Zahid(K.S) Derviş Muhammed(K.S) Hace Emkengi(K.S) Muhammed Bakibillah(K.S) İmamı Rabbani(KS) Muhammed Masum(KS) Şeyh Sefyüddin(KS) Seyyid Nur Muhammed(KS) Mirza Can Canan-ı Mazhar(KS) Abdullah Dehlevi(KS) Mevlana Halid Bağdadi(KS) Şeyh Seyyid Taha(KS) Gavs-i Hizani Seyyid Sıbgatullah Arvasi(KS) Seyda-i Tahi Şeyh Abdurrahman-i Tahi(KS) Şeyh Fethullah Verkanisi(KS) Muhammed Diyaûddin (Hazret-i Sani)(KS) Şeyh Ahmed El-Haznevi(KS) Seyyid Abdulhakim El-Hüseyni(KS) Sultan Seyyid Muhammed Raşid El-Hüseyni(KS) Gavs-i Sani Sultan Seyyid Abdulbaki El-Hüseyni(KS) Minah Adlı Kitabın Tanıtım Linki : http://www.pozitifpazarlama.com/urun...&ProductID=663 |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.038
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 6 Mesaja aldı
| İcazetini Seyda Muhammed Raşid Erol Hzlerinden aldığını ordanda yukarı silsileyi saymak sorunun neresine cevaptır. Burdan ne çıkardın ney aydınlandı? Soruş tarzına bakarsan ve aramızdaki konuşmayı hatırlarsan niye böyle konuştuğumu daha iyi anlarsın abi. Gavsi Hizani hakkında kısa bir bilgi. Gavs'a hem fena-i mutlak hem de hakkal yakin makamı hasıl olmuştur. Bu iki makam bu tarikatı aliyede 1-Şeyh Abdulhalıkıl Gücdevani 2-Şah-ı Nakşibend 3-Hace Alaaddin Attar 4-İmamı Rabbani hasıl olmuştur. kaynak:minah( halid öleki (k.s)
__________________ Ağlayarak uyumuş yağmur olmuşum rüyamda bana hasret bi çöl için... |
| | |
| Kayıt onayı eksik ![]() Üyelik tarihi: 07.07.2007
Mesajlar: 106
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| bazi Şeyler bazi Şeylerden faziletlidir üstündür
ilim musahede ve kesif sahibi kimselerin tecrübeleri ile Naksibendi tarikati bütün tarikatlarin en kolayidir. ilahi ahadiyetin tecellisine mazhar olmak için Naksibendi tarikati insani en kisa yoldan ulastirir. Çünkü Nakside müridin çalismasindan çok mürsid çalisir. Mürsid çok çalisir ve kalbindeki feyizleri müridin kalbine aktarir. Naksibendi tarikatinin önderi ve Sah'i ; Hz.EBUBEKIR (r.a.) ' dir. Resulullah Aleyhisselatu vesselam; bir Hadis-i Serif'te ; " Yüce Allah (c.c.) benim kalbime neyi aktariyorsa, bende O'nu Ebubekir'in kalbine aktariyorum " buyurmuslardir. Naksibendi tarikati Ehl-i Sünnet ve'l cemaat itikadi üzerinde bulunmak bid'at ve uydurmalardan kaçinmaktir. Kötü ve çirkin huy ve aliskanliklardan arinmak, güzel ve yüce ahlak sahibi olmaktir. Bu tarikatta cezbe hali, her seyden önce gelir. Cezbeden sonra salik perdelerinin ardindaki gizli aleme ulasmis demektir. meczupluk hali iki sekilde olur. Birincisi; Suluk'un basinda gelip geçer.. bu Naksibendi tarikatinda olmaktadir. Ikincisi ; Salik bütün makamlari astiktan sonra zuhur eden bir haldir ki ; bu diger tarikatlarda görülmemektedir. Bu sebeple " Naksibendi tarikati diger tarikatlarin dolasip ulastiklari son makami daha yolun basindayken ulasir ve müride bunu gösterir " denilmistir. Naksibendi tarikatinin evliyasi diger tarikatlarin evliyasindan daha selahiyetlidir. Fakat bundan Naksibendi tarikatinin evliyasi diger tarikatlarin evliyasindan daha faziletlidir manasi anlasilmasin. Anlatmak istedigimiz mana sudur ; Naksibendi tarikati diger tarikatlardan daha kisa mesafeli ve daha kolaydir. Naksibendi tarikatinin salikleri diger tarikatlarin saliklerinden daha faziletlidir. mesela erkek, kadindan yaratilis bakimindan daha güçlü ve üstündür dedigimiz zaman bir gerçergi ifade etmis oluruz. Aynen bunun gibi , Naksibendi tarikatinin usul ve temelleri de diger tarikatlardan güçlü ve üstündür. Naksibendi tarikatinda ilk önce kalb zikri gelir, oysa diger tarikatlarda, kalb zikri ikinci derecede gelmektedir. Naksibendi tarikatinda normal olarak, yemek, içmek, uyumak, evlenmek ve çalismak vardir. Açlik ve uykusuzluk derecesi diger tarikatlara nazaran ikinci planda gelmektedir. bulunduklari her yerde muhabbet kalplerinin tellerini Ilahi merkeze baglarlar. Elleri iste, kalpleri Ilahi tefekkürdedir. Kur'an-i Kerimde söyle buyrulmaktadir ; " (ALLAH'in) Öyle kullari vardir ki onlari ALLAH'i anlamaktan ne ticaret ne de alisveris alikoymaz " Kisacasi Naksibendi tarikati Sahabilerin (r.a.) uyguladiklari usul ve kaidelerdir. Sahabiler hangi yolu takip etmislerse ne fazla ne eksik o yolu oldugu gibi takip etmektir. Sünnet'e bagli kalmak, zahir ve batin islerini ve durumlarini ayni ölçülerde düzeltmektedir. Hayat islerinden hiçbirini ihmal etmeden kalb huzuru bulmak ve manevi alemden feyiz almaktir. Genç ve yasli herkes ölü ve diri bu feyiz ve nurlar karsisinda esittir. hiç bir derece ve makaminda zorluk yoktur. Bu tarikatin piri ve önderi; Hz.EBUBEKIR (r.a.). Halifelerin ilki ve öncüsü idi. Bu tarikatta diger tarikatlarin önderi ve lideridir. Nurlarin ve sirlarin kaynagidir. Diger tarikatlarda oldugu gibi bu tarikatta da bazilari Sünnet'e aykiri olarak oynama ve benzeri davranislarda bulunmaktadirlar, bunlarin bu davranislari süphesiz Naksibendi tarikati ile ilgisi yoktur. Özet olarak; Naksibendi tarikati en güzel ve en olgun, en açik, en tatli, en kisa, en kolay ulastirici ve vardirici bir tarikattir. Bir sair söyle demektedir ; " Naksibendi tarikatinin üstün özelliklerini hiç kimse tam olarak vasiflandiramaz ". Minhacul-Abidiyn kitabinda, Söyle denilmektedir " Naksibendi tarikati, uzunluk ve kisaligi diger tarikatlarin ve ayakla yürünen yollarin mesafelerine benzemez. Bu tarikat ruh ayagi ile yürüyen bir tarikattir. Tefekkürlerine çok önem verilen ve iman lezzetlerini esas kabul eden bir tarikattir. Ilahi nurlara mazhar olan bir mürid, bu tarikatta daha erken ermektedir. Kimi bir saat, kimi bir hafta kimi bir yil kimi ise altmis yilda erer. Bazilari da yüzyil aglayip, sizlanmaktadir. Fakat kalbinde hiç bir iz olmamistir. Samimiyet ve ihlas her isin basinda gelmektedir. Hadimide; " Naksibendi tarikati, kesif ve kerametler tarikatidir. Resulullah (s.a.v.) bir Hadisinde söyle buyurmaktadir ; " Batin ilmi, Yüce ALLAH'in (c.c.) sirlarindan bir sirdir. Yüce ALLAH (c.c.) bunu sevdigi kullarin kalbine tecelli buyurur. " Hiç süphesiz bu ilim hangi kalbe girerse orada bir aydinlik ve genislik meydana getirir. Tatarhaniye kitabinda söyle denilmektedir ; " Kesif ve kalb ilmi, ögretmek ve ögrenmek ile elde edilmez; Yasanarak, çalisarak elde edilir. Bu kalb ilmi degil, hal ilmidir. Kur'an-i Kerim'de Yüce ALLAH (c.c.) söyle buyurmaktadir " Bizim için çalisanlara, hiç süphesiz yolumuzu gösteririz. " imam-i Taftazani Sarhul-Makasit adli kitabinda söyle demektedir ; " Kul bütün makamlari asip Ilahi tecellilere ulasinca zati Ahadiyyetin sirlarina mazhar olur. Bu dereceye erisen bir kul, kendi sifatini ve varligini, Yüce ALLAH'in (c.c.) varliginda unutur, kaybeder. Varlik dünyasinda Yüce ALLAH'in (c.c.) varligindan baska hiç bir sey görmez. Gördügü, duydugu ve bildigi sadece O'dur (c.c.). Hadis-i Kutsi'de ; " Kul nafilelerle Bana yaklasmaya devam eder. Takiben ; onun tutan eli, yürüyen ayagi ve konusan dili olurum" diye isaret edilen mana budur. Bu tarikat bilgileri ile elde edilir, kalb ve ruhun sirlarina mazhar olmak için nefsin kötülüklerinden arinmak gerekir. |
| | |
| Kayıt onayı eksik ![]() Üyelik tarihi: 07.07.2007
Mesajlar: 106
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Seyyid Muhammed Raşid (Kuddise Sirruh) nefsin kötülüğünden bahsederek şu hadiseyi anlatmıştı; "Bir gün bir kişi Abdurrahman-ı Tahi (Kuddise Sirruh)'yi ziyarete gitmişti. Abdurrahman-ı Tahi (Kuddise Sirruh) o kişiye şeyhinin sohbetini etmesini söyleyince, o kişi şöyle anlattı; 'Benim şeyhim, gübre olunmadıkça suyun üstünde kalınmaz derdi' dedi. Bu söz Abdurrahman-ı Tahi (Kuddise Sirruh)'nin çok hoşuna gitti. Bu söz, Vallahi çok doğru bir sözdür. İnsan nefsini gübre etmedikçe su üstünde kalamaz. Çünkü gübre hafiftir. Gübrenin su üstünde kaldığı gibi, insanda nefsini hafif tutarsa su üstünde kalır. Ağır tutarsa suyun dibine batar. İnsan nefsini gördüğü müddetçe Rabbine yaklaşılması düşünülemez." Seyyid Muhammed Raşid (Kuddise Sirruh) bir defasında şöyle buyurdu; "Kim ki, müslümanlığında samimi, taat ve ibadeti daha çoksa, o Allah-u Teala'nın indinde daha makbuldür. Bu dünya da bulunmak, Allah-u Teala'nın yoluna girmek ve rızasını tahsil etmek için büyük fırsattır. İnsan ölüp gittikten sonra, o çok büyük fırsatı kaçırmış olur. Artık amel yapmaya, kazanç temin etmeye gücü yetmez. Bütün kazançlar Allah-u Teala'nın rızasında, ihlasla yapılan amellerde toplanır." Seyyid Muhammed Raşid (Kuddise Sirruh) temsili olarak insanlara doğruluğu anlatmak için bazı zamanlar şöyle antatırdı; "Yılanla tilki arkadaş olmuş gidiyorlardı. Bir ırmaktan geçmeleri gerekti. Yılan tilkinin sırtına bindi, suyun ortasına geldiklerinde, yılan tilkinin boğazına sarıldı ve onu öldürmeye niyetlendi. Tilki onu kandırmak için; 'Senin ne güzel gözlerin var, çok arkadaşlık yaptık, gözlerini önüme getirseydin de ben son defa gözlerini görseydim' dedi yılan bu söz üzerine gözlerini onun ağzının önüne getirince, tilki ağzıyla yılanın kafasını kopardı ve yılan öldü. Başı kopan yılan boylu boyunca uzanıp kaldı. Tilki o zaman; 'Bak arkadaşlık böyle dosdoğru olmalı, hile ile arkadaşlık olmaz' dedi. |
| | |
| Kayıt onayı eksik ![]() Üyelik tarihi: 07.07.2007
Mesajlar: 106
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Allah-u Teala'ya rahatlıkla kavuşulmaz. Evliyalar pek çok amel etmişler, Alemlerin Rabbine çokca taat ve ibadette bulunmuşlar, vücutlarını ağır amellerde yormuşlar, eziyetler çekmişler, sonra Allah dostu olmuşlardır." Seyyid Muhammed Raşid (Kuddise Sirruh), ahir-zaman hakkında buyurdu ki; "Bu zamanda insanların binde biri bile ahirete dünyadan fazla kıymet vermiyor. Dünya işlerinde eksiklik olunca hastalanıyor ve yataklara düşüyor. Fakat ahireti elinden gitse hiç umursamıyor. Dünyası ahiretinden bin kat makbul olmuş oluyor. Hal böyle olunca nasıl Allah-u Teala insandan razı olur. İnsanın yanında en değerli şey Allah-u Teala'nın rızası, dostluğu ve ahiret olmalıdır. Sahabeler zamanında biri cemaatle namaza yetişemese matem tutardı. Evde cenaze varmışcasına üzülürdü. Arkadaşları cemaati kaçırdı diye ona taziyede bulunurlardı. İşte ahiret ve Allah-u Teala'nın rızası onların yanında o kadar kıymetliydi. Tabii ki onlarda Allah-u Teala'nın yanında o kadar makbullerdi. Artık insand |