İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > EDEBIYAT > Önemli Şahsiyetler ve Eserleri
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #121
Alt 03.12.2007, 21:30
..............

 
fecredoğru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 121
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Muhammed Han
Mesajı göster



Ne diyelim, Allah anlayis nasip eyleye...


Amin Amin özellikle nefreti aklının önüne geçenlere
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
fecredoğru isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #122
Alt 03.12.2007, 21:37

 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.393
Teşekkür etti: 78
91 Teşekkür 74 Mesaja aldı
Mustafa ...oglunun saygisiz ve edepsiz bir sekilde oraya buraya saldirmasini hak görenlerin samimiyetine inanmiyorum...

Vahdet naralari atanlarin misakta ne duruma düstüklerini de saskinlik icinde seyrediyoruz...
Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #123
Alt 03.12.2007, 21:39
Arife Her Gün Kadir Gecesidir

 
elmnightmare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 9.173
Teşekkür etti: 542
540 Teşekkür 291 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Muhammed Han
Mesajı göster
Mustafa ...oglunun saygisiz ve edepsiz bir sekilde oraya buraya saldirmasini hak görenlerin samimiyetine inanmiyorum...

Vahdet naralari atanlarin misakta ne duruma düstüklerini de saskinlik icinde seyrediyoruz...
Kimseyi tekfir etmeyiz diyen kişi NASIL da tekfir etti değil mi:)
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
O'nun yaşlı olduğunu bana söyletemezsiniz:)
elmnightmare isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #124
Alt 03.12.2007, 21:47

 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.393
Teşekkür etti: 78
91 Teşekkür 74 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız elmnightmare
Mesajı göster
Kimseyi tekfir etmeyiz diyen kişi NASIL da tekfir etti değil mi:)

Benim en cok sasirdigim sey, muhaliflerinin kanini akitmayi ne kadar normal karsilamalari... Sitedeki yöneticiler sürekli vahdetten bahsediyorlar oysa...

Vahhabiler gibi kan dökme hevesleri asikar olduktan sonra kim kulak verir ki artik onlarin vahdet cagrilarina...
Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #125
Alt 04.12.2007, 15:14
SALAH KEEPS TOGETHER

 
Ceylin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.04.2006
Mesajlar: 280
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Muhammed Han
Mesajı göster
Mustafa ...oglunun saygisiz ve edepsiz bir sekilde oraya buraya saldirmasini hak görenlerin samimiyetine inanmiyorum...

Vahdet naralari atanlarin misakta ne duruma düstüklerini de saskinlik icinde seyrediyoruz...


Keske, insanlari cekistirecegini sukutu tercih etseydiniz.. sizi ahlak dersine davet ediyorum ..
__________________
"Islam" insanin degismez degerlerinin öbür adidir...
Ceylin isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #126
Alt 04.12.2007, 16:14

 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.393
Teşekkür etti: 78
91 Teşekkür 74 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Ceylin
Mesajı göster
Keske, insanlari cekistirecegini sukutu tercih etseydiniz.. sizi ahlak dersine davet ediyorum ..
Iste mesele bu Ceylin.

Benim su sözlerimden dolayi beni ahlak dersine davet ediyorsunuz:

"Mustafa ...oglunun saygisiz ve edepsiz bir sekilde oraya buraya saldirmasini hak görenlerin samimiyetine inanmiyorum...

Vahdet naralari atanlarin misakta ne duruma düstüklerini de saskinlik icinde seyrediyoruz..."

Ama Mustafa ...oglunun saygisiz, edepsiz ve saldirgan bir uslup ile muhaliflerini asaglamasini es geciyorsunuz. Bunu samimi bulmuyorum.

Ahlaktan bahsediyorsunuz, ancak adeletli olmak da güzel ahlaktan olan bir seydir...

Adil olmayi ögrenin...
Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #127
Alt 04.12.2007, 16:29

 
Üyelik tarihi: 29.11.2007
Mesajlar: 8
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
ben gerçekten bu konuyu merak ediyorum. Nasıl ve nerelerden araştırabilirim?
Fazıl bey belgelere nasıl ulaşabiliriz buraya koymuşsun sen bilirsin? İsim benzerliği olabilir mi?
HANIM isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #128
Alt 06.01.2008, 01:24

 
no nick - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.03.2006
Mesajlar: 81
Teşekkür etti: 1
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Hanım kardeşim Fazıl Beyin açıklamaları muteber değildir, sanal alem herşey olabilir,, iftira atmak istemesin insanın canı yeter ki!!!
Açıklama yapmadım uzun süredir, değer bulmadım.. Ama ki içimde hiç rahat etmedi...
Hocamın youtubedeki kayıtlarını ekleyeceğim, aklı selim olan akıllı cevap verirse Allah razı olsun... Aklını geçtim vicdanı olmayanın yaptığı yorumlardanda ben beriyim...
Bir lafı var hocamın;
Biz, bize taş atanlara ekmek atmalıyız!

http://www.youtube.com/watch?v=j3pbP...eature=related

http://www.youtube.com/watch?v=MIJAo...eature=related

http://www.youtube.com/watch?v=4tnw7...eature=related
__________________
Anlayamayanlar,ağlayamazlar.Hatta ağlanacak hallerine gülerler.İşte biz böyle olduk!
no nick isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #129
Alt 06.01.2008, 01:32
Ey iman ettiğini iddia edenler … !

 
srdr44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.02.2006
Yaş: 29
Mesajlar: 3.888
Teşekkür etti: 1
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız no nick
Mesajı göster
Bir lafı var hocamın;
Biz, bize taş atanlara ekmek atmalıyız!
Rabbim razi olsun kardes... görüntüler icin de...

Mustafa Hoca bir keresinde söyle demisti:

Anlatamiyorum galiba... ama ben anladim... Ölmeliyim ki anlasinlar...

ne yazik ki dünya tarihinde de hep böyle oluyor... insan ne zaman ölür, ondan sonra "ahh ne kadar iyidi" "söyleydi" "böyleydi"...
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
~
İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
srdr44 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #130
Alt 06.04.2008, 13:17

 
FATİH ŞENGÜL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.04.2007
Mesajlar: 16
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Seviyenin düştüğü bu sayfalara yazmamaya kararlıydım; lakin bu suçlamaların/ithamların burada olduğu sürece okuyanlar açısından sorumluluğum olduğu düşüncesiyle yazmaya karar verdim.

Arkadaşlar konuyu hukuki, insani ve İslami yönlerden baktığım pencereden anlatmaya çalışayım.
  • önce doğum tarihi konusuna değinelim. Fazılbey nickli üye çok ciddi bakımdan yanılıyor. Yahut ortamı puslu ve saldırıya hazır hale getirmeye çalışıyor. Mustafa islamoğlu nun gerçek doğum tarihi 29/10/1960 tır. Herkesin bildiği üzere Anadolu da o tarihlerde doğan birçok kimsenin doğum tarihi nüfus cüzdanına doğru işlenmemiştir. Onun doğum tarihi de 1961 olarak işlenmiştir. Yine yaşadığınız coğrafyadan kolayca bilebileceğiniz üzere her ne kadar doğum tarihi nüfusa yanlış işlense de insanlar doğdukları tarihi bazen ay olarak, bazen de gününe kadar tesbit edebilirler. Bu kadar basit bir meseleyi iftiraya delil yapmak isteyenler en basit zihni melekelerini dahi kullanabilmek konusunda kabiliyetsizler demektir. Allah insana kullanması için beyin ve akıl verir. Şimdi tarafsız bir gözle; sıradan anlama kapasitesine sahip birisine sorsam: “ceza alan birisi aldığı cezayı saklamak istese kimliğindeki doğum tarihini mi değiştirir yoksa onu hiç değiştirmeden başka bir tarihte doğduğunu mu iddia eder?” ben cevap vereyim; Mustafa islamoğlu sırf ceza aldığı ve bunu saklamak istediği için doğum tarihini resmi kayıttakinden farklı söylese nüfus cüzdanı görüldüğü zaman bunun açığa çıkacağını bilecek kadar zekaya sahiptir merak etmeyin. Ve değil sadece islamoğlu nun kimlik bilgileri ile internetten araştırma yapanlar birçok kimse islamoğlu nun (ben de dahil) kimliğini görmüştür. Ve eğer istese nüfus kaydının değiştirilmesi hiç de zor olmayan bir davadır. Öyleyse sizce neden kimliğindeki kaydı düzeltmemektedir. Zira cezayı saklama yahut karşısına çıktığında “ben değilim” deme amacı yoktur.
  • şahsen bu mahkeme kararını tamamen iftira olarak görüyor ve değerlendiriyorum. Kendisine de sordum. Zaten o dönemlerdeki şiirlerini okuduğunuz zaman “ifk hadisesiyle ilgili defalarca şiir yazdığını da görebilirsiniz. Kaldı ki mahkeme hükmünün gerekçeli kararını da okuduğunuzda savunmasının da bu olduğunu görebilirsiniz. Ben de ona bir Müslüman kardeşim olarak inanıyor ve güveniyorum. Kur’an Hz. Aişe ye atılan iftira karşısında gerçek Müslümanların “bu apaçık bir iftiradır.” Demiş olmaları gerektiğinden bahseder. Ben de bu emirle yükümlü olarak diyorum ki; “BU APAÇIK BİR İFTİRADIR.” Bu habere üşüşenleri tabir biraz sert olacak ama “leş kargası” olarak yahut “atık sineği” olarak görüyorum. Ama bu yazıyı yazarken tamamen gerçek olarak değerlendireceğim, olayı. Evet farz edelim ki gerçek;
  • öncelikle haberi getirenin şahsı ve misyonu bazında değerlendirmeden yola çıkarak; iman ettiğini söyleyen hiç kimse hakkında açık ve seçik olarak ithamda bulunmak istemem. Ama şunu da söylemem gerek: sadece son dönemde Mustafa islamoğlu hakkındaki kararı 20 yıllık dergilerden bulup çıkarma süreci için yahut bu süreçten dolayı değil. Öteden beri sırf Müslümanlarla (şiddet ve silah kullanmak da dahil olmak üzere) her türlü mücadeleyi yapan fakat iş başkalarıyla mücadeleye geldiğinde provakatif birkaç eylem dışında ( ki onların da faturasını hep diğer Müslümanlar öderler.) hiçbir şey görmediğimiz sözde dostlarımız hakkında bundan önce çok olumlu düşünmezdim. Hatta böyle bir haber birilerine servis edilse bu ülkede kimlere servis edilebilir? Şeklinde bir soru ile muhatap kalsaydım. Tereddütsüz adlarını vereceğim çevrelerden geldi haber. Üstelik daha önce bu çevre islamoğluna karşı böyle bir saldırıda bulunmamışken. Zira yapısal olarak bu tarz haberlerin servisine en yakın gruptan geldi. Servis mi edildi? Allah en iyisini bilir şüphesiz. Bu foruma da yine profilinden anladığım kadarıyla bu grubun müdavimi bir kardeşimiz alıntılamış. Bunda da şaşacak bir durum yok. Her şey tabiatına uygun işliyor.
  • “araştırmacı- gazetecilik” demiş bir kardeşimiz hak veriyorum. Hatta bunu çıkaran kardeşime “yılın araştırmacı gazetecilik” ödülünün verilmesini isterim. ŞEYTANIN ELİNDEN. Çünkü buna en çok şeytanın sevindiğini düşünüyorum. Bu sonuca nereden mi varıyorum;
  • SAHNE 1: kendimi asrı saadet te yaşıyormuş gibi düşünüyorum. Allah’ın Rasulü ile aynı ortamda. Farz edelim sene 628. Hudeybiye Antlaşması esnasındayız. Hz. Ömer Rasulullah’(s.a.v) a “ey Allah ın rasulu bunlarla anlaşmayalım, savaşalım” diyor. Bu esnada bizlerle aynı ortamda orada bulunan Fazılbey nickli üye Ömer(r.a) ’e dönerek diyor ki; “sen aklı başında davranabilecek olsaydın kızını diri diri toprağa gömmezdin.” Sahneyi kapatalım. Rasulullah’ın yüz ifadesini tahayyül edelim. Ben diyorum ki forumdaki her kardeşim bu sorunun muhatabı olarak; durumda Rasulullah birisinin yüzüne tükürecek olsa kimin yüzüne tükürür? O (s.a.v) böylesi bir durumda kimin yüzüne tükürecekse ben de böylesi benzer bir durumda onun yüzüne tükürüyorum. Günahı işleyenin mi, yıllar sonra onu karanlık dehlizlerden bulup çıkaranın mı? Eminim ki forumdaki birçok arkadaşım da böylesi bir durumda Rasulullah ın (eğer ki tükürecek olsa) kimin yüzüne tüküreceğini bilir. Ömer (r.a) kızını diri diri gömmüş müydü? Evet. Ömer(r.a) ’in görüşü hudeybiye de rasulullah (s.a.v) den farklı mıydı? Evet. Pekala Rasulullah Ömer(r.a) ’e mi tükürürdü? Kesinlikle hayır.
  • SAHNE 2: daha geriye gidiyoruz. Hz. Musa nın yanındayız. Kızıldeniz’e gelmişiz; denizi geçip geçmeme anındayız. Birisi çıkıyor ve diyor ki; “ey Musa ben araştırdım ve öğrendim ki; sen bundan yıllar önce haklı bir nedene dayanmadan bir cinayet işlemişsin. Sen bir (haşa) katilsin, peygamber diye başımızda gezme”
  • SAHNE 3: Ebu Zerr(r.a) ın da bulunduğu bir ortamdayız. Birisi ona çıkıp dedi ki; “ey ebu zerr biz senin dağlarda yol kesip eşkıyalık yaptığın ve insanları soyduğun hırsızlık yaptığın zamanları da unutmadık” şimdi herkes bu durumlarda kimi ayıplaması gerekiyorsa onu ayıplasın.
  • fazılbey çöplüğü karıştırmış, necip fazıl dan biliriz çöplüğü kimin karıştırdığını. İyi araştırmış, iyi bulmuş ama keşke bıraksaymış da bu işleri asıl işi olanlar yapsaymış. Bunlar Şeytan ın yapacağı işler. Ona lojistik sağlamaya gerek yok. Siz kendi işinizi yapın.
  • HUKUKİ DEĞRLENDİRME; arkadaşların gözden kaçırdığı bir husus var. Kaçırırlar zira hukuku bilmezler. Bu normaldir. Arkadaşlar dava eski TCK. Nun cinsel tecavüzü düzenleyen maddesinden açılmış. Yani olayın mağduru ve müştekisi (şikayetçisi) (bunları yazmaktan hicap duymakla beraber) fiili livata, yani organın organa geçerek ırza saldırı şikayetinde bulunmuşlar. Peki ya hüküm neden kurulmuş? Arkadaşlar hüküm de “cinsel taciz” maddesinden kurulmuş. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu şu demektir; fiili livata yoktur. Muhtemelen mahkeme ya okşatma/okşama yahut organ dışındaki başka yerlere organını sürtme şeklinde değerlendirmiştir. FİİLİ LİVATA OLSA (ki böyle davada ilk yapılacak doğal olan doktor raporudur) DOKTOR RAPORUNDA BU AÇIK VE SEÇİK BELLİ OLUR. KENDİSİYLE İLİŞKİYE GİRİLDİĞİNİ İDDİA EDEN VE FİİLİ TECAVÜZ OLDUĞUNU SÖYLEYEN BİRİSİNİN TECAVÜZ OLUP- OLMADIĞINI FARKETMEMESİ İMKANSIZDIR. MAĞDUR TECAVÜZ ETTİ DEMİŞTİR, DOKTOR RAPORU ETMEDİĞİ YOLUNDADIR. MAĞDURUN TECAVÜZ KONUSUNDA YALAN SÖYLEDİĞİNİ SADECE KESİN HÜKME BAKARAK BEN AÇIKÇA ÇIKARDIM. BU KONUDA YALAN SÖYLEYENİN DİĞER KONUDA DA YALAN SÖYLEYEMEYECEĞİNİ KİM GARANTİ VERECEK?
  • Kaldı ki; mahkemenin yanılma payını ve mahkeme hükmünün olan olayın gerçekliğini birebir ısbatlamadığını ( Allah katında) göz önünde bulundurunuz. Siz siz olun müslüman kardeşinize yakınen bilmediğiniz konuda iftiradan sakınınız. Belki yalan söyleye de bilir. Hüsnü zan ediniz. Kanınız. Ama iftiradan uzak durunuz. Aklıma gelmişken üstad necip fazıl hayatının hidayete erdiğini açıkladıktan sonraki evresinde bir kumarhanede kumar masasında yakalanmış ve “kumar oynamaktan” mahkemece ceza yemiştir. Oynadı mı? EN DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR.
SELAM VE DUA İLE…
FATİH ŞENGÜL isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #131
Alt 06.04.2008, 13:32
Ey iman ettiğini iddia edenler … !

 
srdr44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.02.2006
Yaş: 29
Mesajlar: 3.888
Teşekkür etti: 1
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız FATİH ŞENGÜL
Mesajı göster
SELAM VE DUA İLE…

Rabbim razi olsun... ne hos söylemissin...
bilmukabele...
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
~
İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
srdr44 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #132
Alt 06.04.2008, 21:44
Mezhepli Üye

 
HayırLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2005
Yaş: 42
Mesajlar: 1.812
Teşekkür etti: 136
80 Teşekkür 53 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Mavi
Mesajı göster
Benim en cok sasirdigim sey, muhaliflerinin kanini akitmayi ne kadar normal karsilamalari... Sitedeki yöneticiler sürekli vahdetten bahsediyorlar oysa...
"Fitne ölümden beterdir"

Haricilere ne yapıldığı ortada :)
__________________
Din ve siyaset baronlarından bıktık artık..!
Çekip gideyim diyorum,kal ve çek ! diyorlar.
HayırLI isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #133
Alt 10.04.2008, 17:12
..............

 
fecredoğru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 121
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız FATİH ŞENGÜL
Mesajı göster
Seviyenin düştüğü bu sayfalara yazmamaya kararlıydım; lakin bu suçlamaların/ithamların burada olduğu sürece okuyanlar açısından sorumluluğum olduğu düşüncesiyle yazmaya karar verdim.

Arkadaşlar konuyu hukuki, insani ve İslami yönlerden baktığım pencereden anlatmaya çalışayım.
  • önce doğum tarihi konusuna değinelim. Fazılbey nickli üye çok ciddi bakımdan yanılıyor. Yahut ortamı puslu ve saldırıya hazır hale getirmeye çalışıyor. Mustafa islamoğlu nun gerçek doğum tarihi 29/10/1960 tır. Herkesin bildiği üzere Anadolu da o tarihlerde doğan birçok kimsenin doğum tarihi nüfus cüzdanına doğru işlenmemiştir. Onun doğum tarihi de 1961 olarak işlenmiştir. Yine yaşadığınız coğrafyadan kolayca bilebileceğiniz üzere her ne kadar doğum tarihi nüfusa yanlış işlense de insanlar doğdukları tarihi bazen ay olarak, bazen de gününe kadar tesbit edebilirler. Bu kadar basit bir meseleyi iftiraya delil yapmak isteyenler en basit zihni melekelerini dahi kullanabilmek konusunda kabiliyetsizler demektir. Allah insana kullanması için beyin ve akıl verir. Şimdi tarafsız bir gözle; sıradan anlama kapasitesine sahip birisine sorsam: “ceza alan birisi aldığı cezayı saklamak istese kimliğindeki doğum tarihini mi değiştirir yoksa onu hiç değiştirmeden başka bir tarihte doğduğunu mu iddia eder?” ben cevap vereyim; Mustafa islamoğlu sırf ceza aldığı ve bunu saklamak istediği için doğum tarihini resmi kayıttakinden farklı söylese nüfus cüzdanı görüldüğü zaman bunun açığa çıkacağını bilecek kadar zekaya sahiptir merak etmeyin. Ve değil sadece islamoğlu nun kimlik bilgileri ile internetten araştırma yapanlar birçok kimse islamoğlu nun (ben de dahil) kimliğini görmüştür. Ve eğer istese nüfus kaydının değiştirilmesi hiç de zor olmayan bir davadır. Öyleyse sizce neden kimliğindeki kaydı düzeltmemektedir. Zira cezayı saklama yahut karşısına çıktığında “ben değilim” deme amacı yoktur.
  • şahsen bu mahkeme kararını tamamen iftira olarak görüyor ve değerlendiriyorum. Kendisine de sordum. Zaten o dönemlerdeki şiirlerini okuduğunuz zaman “ifk hadisesiyle ilgili defalarca şiir yazdığını da görebilirsiniz. Kaldı ki mahkeme hükmünün gerekçeli kararını da okuduğunuzda savunmasının da bu olduğunu görebilirsiniz. Ben de ona bir Müslüman kardeşim olarak inanıyor ve güveniyorum. Kur’an Hz. Aişe ye atılan iftira karşısında gerçek Müslümanların “bu apaçık bir iftiradır.” Demiş olmaları gerektiğinden bahseder. Ben de bu emirle yükümlü olarak diyorum ki; “BU APAÇIK BİR İFTİRADIR.” Bu habere üşüşenleri tabir biraz sert olacak ama “leş kargası” olarak yahut “atık sineği” olarak görüyorum. Ama bu yazıyı yazarken tamamen gerçek olarak değerlendireceğim, olayı. Evet farz edelim ki gerçek;
  • öncelikle haberi getirenin şahsı ve misyonu bazında değerlendirmeden yola çıkarak; iman ettiğini söyleyen hiç kimse hakkında açık ve seçik olarak ithamda bulunmak istemem. Ama şunu da söylemem gerek: sadece son dönemde Mustafa islamoğlu hakkındaki kararı 20 yıllık dergilerden bulup çıkarma süreci için yahut bu süreçten dolayı değil. Öteden beri sırf Müslümanlarla (şiddet ve silah kullanmak da dahil olmak üzere) her türlü mücadeleyi yapan fakat iş başkalarıyla mücadeleye geldiğinde provakatif birkaç eylem dışında ( ki onların da faturasını hep diğer Müslümanlar öderler.) hiçbir şey görmediğimiz sözde dostlarımız hakkında bundan önce çok olumlu düşünmezdim. Hatta böyle bir haber birilerine servis edilse bu ülkede kimlere servis edilebilir? Şeklinde bir soru ile muhatap kalsaydım. Tereddütsüz adlarını vereceğim çevrelerden geldi haber. Üstelik daha önce bu çevre islamoğluna karşı böyle bir saldırıda bulunmamışken. Zira yapısal olarak bu tarz haberlerin servisine en yakın gruptan geldi. Servis mi edildi? Allah en iyisini bilir şüphesiz. Bu foruma da yine profilinden anladığım kadarıyla bu grubun müdavimi bir kardeşimiz alıntılamış. Bunda da şaşacak bir durum yok. Her şey tabiatına uygun işliyor.
  • “araştırmacı- gazetecilik” demiş bir kardeşimiz hak veriyorum. Hatta bunu çıkaran kardeşime “yılın araştırmacı gazetecilik” ödülünün verilmesini isterim. ŞEYTANIN ELİNDEN. Çünkü buna en çok şeytanın sevindiğini düşünüyorum. Bu sonuca nereden mi varıyorum;
  • SAHNE 1: kendimi asrı saadet te yaşıyormuş gibi düşünüyorum. Allah’ın Rasulü ile aynı ortamda. Farz edelim sene 628. Hudeybiye Antlaşması esnasındayız. Hz. Ömer Rasulullah’(s.a.v) a “ey Allah ın rasulu bunlarla anlaşmayalım, savaşalım” diyor. Bu esnada bizlerle aynı ortamda orada bulunan Fazılbey nickli üye Ömer(r.a) ’e dönerek diyor ki; “sen aklı başında davranabilecek olsaydın kızını diri diri toprağa gömmezdin.” Sahneyi kapatalım. Rasulullah’ın yüz ifadesini tahayyül edelim. Ben diyorum ki forumdaki her kardeşim bu sorunun muhatabı olarak; durumda Rasulullah birisinin yüzüne tükürecek olsa kimin yüzüne tükürür? O (s.a.v) böylesi bir durumda kimin yüzüne tükürecekse ben de böylesi benzer bir durumda onun yüzüne tükürüyorum. Günahı işleyenin mi, yıllar sonra onu karanlık dehlizlerden bulup çıkaranın mı? Eminim ki forumdaki birçok arkadaşım da böylesi bir durumda Rasulullah ın (eğer ki tükürecek olsa) kimin yüzüne tüküreceğini bilir. Ömer (r.a) kızını diri diri gömmüş müydü? Evet. Ömer(r.a) ’in görüşü hudeybiye de rasulullah (s.a.v) den farklı mıydı? Evet. Pekala Rasulullah Ömer(r.a) ’e mi tükürürdü? Kesinlikle hayır.
  • SAHNE 2: daha geriye gidiyoruz. Hz. Musa nın yanındayız. Kızıldeniz’e gelmişiz; denizi geçip geçmeme anındayız. Birisi çıkıyor ve diyor ki; “ey Musa ben araştırdım ve öğrendim ki; sen bundan yıllar önce haklı bir nedene dayanmadan bir cinayet işlemişsin. Sen bir (haşa) katilsin, peygamber diye başımızda gezme”
  • SAHNE 3: Ebu Zerr(r.a) ın da bulunduğu bir ortamdayız. Birisi ona çıkıp dedi ki; “ey ebu zerr biz senin dağlarda yol kesip eşkıyalık yaptığın ve insanları soyduğun hırsızlık yaptığın zamanları da unutmadık” şimdi herkes bu durumlarda kimi ayıplaması gerekiyorsa onu ayıplasın.
  • fazılbey çöplüğü karıştırmış, necip fazıl dan biliriz çöplüğü kimin karıştırdığını. İyi araştırmış, iyi bulmuş ama keşke bıraksaymış da bu işleri asıl işi olanlar yapsaymış. Bunlar Şeytan ın yapacağı işler. Ona lojistik sağlamaya gerek yok. Siz kendi işinizi yapın.
  • HUKUKİ DEĞRLENDİRME; arkadaşların gözden kaçırdığı bir husus var. Kaçırırlar zira hukuku bilmezler. Bu normaldir. Arkadaşlar dava eski TCK. Nun cinsel tecavüzü düzenleyen maddesinden açılmış. Yani olayın mağduru ve müştekisi (şikayetçisi) (bunları yazmaktan hicap duymakla beraber) fiili livata, yani organın organa geçerek ırza saldırı şikayetinde bulunmuşlar. Peki ya hüküm neden kurulmuş? Arkadaşlar hüküm de “cinsel taciz” maddesinden kurulmuş. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu şu demektir; fiili livata yoktur. Muhtemelen mahkeme ya okşatma/okşama yahut organ dışındaki başka yerlere organını sürtme şeklinde değerlendirmiştir. FİİLİ LİVATA OLSA (ki böyle davada ilk yapılacak doğal olan doktor raporudur) DOKTOR RAPORUNDA BU AÇIK VE SEÇİK BELLİ OLUR. KENDİSİYLE İLİŞKİYE GİRİLDİĞİNİ İDDİA EDEN VE FİİLİ TECAVÜZ OLDUĞUNU SÖYLEYEN BİRİSİNİN TECAVÜZ OLUP- OLMADIĞINI FARKETMEMESİ İMKANSIZDIR. MAĞDUR TECAVÜZ ETTİ DEMİŞTİR, DOKTOR RAPORU ETMEDİĞİ YOLUNDADIR. MAĞDURUN TECAVÜZ KONUSUNDA YALAN SÖYLEDİĞİNİ SADECE KESİN HÜKME BAKARAK BEN AÇIKÇA ÇIKARDIM. BU KONUDA YALAN SÖYLEYENİN DİĞER KONUDA DA YALAN SÖYLEYEMEYECEĞİNİ KİM GARANTİ VERECEK?
  • Kaldı ki; mahkemenin yanılma payını ve mahkeme hükmünün olan olayın gerçekliğini birebir ısbatlamadığını ( Allah katında) göz önünde bulundurunuz. Siz siz olun müslüman kardeşinize yakınen bilmediğiniz konuda iftiradan sakınınız. Belki yalan söyleye de bilir. Hüsnü zan ediniz. Kanınız. Ama iftiradan uzak durunuz. Aklıma gelmişken üstad necip fazıl hayatının hidayete erdiğini açıkladıktan sonraki evresinde bir kumarhanede kumar masasında yakalanmış ve “kumar oynamaktan” mahkemece ceza yemiştir. Oynadı mı? EN DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR.
SELAM VE DUA İLE…
FATİH ŞENGÜL Allah razı olsun bilgilendirmenden dolayı
Allah iftiradan korusun tüm müslümanları
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
fecredoğru isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #134
Alt 11.04.2008, 18:25

 
FATİH ŞENGÜL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.04.2007
Mesajlar: 16
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Bismihi Teala

RABBİM HEPİMİZDEN RAZI OLSUN.
Sayfa-2 den başlayarak
1- zuhru ahar( doğrusu budur) namazı. Kur an ve mütevatir sünnet te yoktur. Emevi sultanlarının ve onların atadığı imamların arkasında kılınan cuma namazının ifsadı düşüncesiyle alimler tarafından getirilmiştir. Namazın temel şartlarından birisi niyettir. Niyet hangi namaza durduğunun, hangi namazı kıldığının bilincinde olmak demektir. “…… namazı kılmaya eğer o kabul olmuşsa ……. Namazı kılmaya” şeklinde bir niyet hangi namazı kıldığının bilincini taşımaz. Namaz şüpheden uzaktır. Eğer ki kabul olmayacağını düşünüyorsan, kılmazsın. Kabul olacağını düşünüyorsan kılarsın. Değilse her namazın ardından bir daha bir daha “zuhur” namazı kılınması gerekir. Öyle ya her namaz kabul olunmama ihtimalini barındırır.
2- Ahmed bin hanbel in takvasını tiye almak. İbare eleştiren e ait. Hoş olmayan bir ibare. Konuyu “Rasulullah kavun yemediği için kavun yememek takva değildir.” Hükmü şeklinde tanımlarsak sorun da açıklığa kavuşur. Sahi arabaya binmemenin, sarımsak yememenin, öğlenleyin uyumanın vb. şeylerin takva olduğunu düşünen var mı? Rasulullah’ın sırf insan olmasından kaynaklanan tercihleri olamaz mı? Kavun yemediyse bu Allah ın da hoş karşılamayacağı bir şey midir?dile getirilen yalnız budur. Bunun muhakemesini ise dostlarıma bırakıyorum.
3- Kabir azabı ve cehennemin ebediliği; “kabir azabını varlığını ve yokluğunu savunanlar vardır. Hakkında ayet yoktur; her iki taraf da rivayetlere dayanmaktadır. Bunu kabul etmek iman esası değildir, gabya ilişkin bir husus olduğu için kati bir yorumda bulunamam.” Bunların dışında bilmediğim bir görüşü mü var yoksa bunlar mı eleştiriliyor? Bilinmelidir ki; ALLAH TAN BAŞKA HİÇBİR GÜÇ İMANİ ESAS KOYAMAZ. O da iman esaslarını koymuştur. Kimse bunları çoğaltmaya kalkmasın. Kabir azabına inanmayanların peygambere iman etmediğini ifade eden de ( sanırsam bu forumda okumuştum.) yanlış düşünmektedir. Zira kabir azabını kabul etmeyen hiç kimse “peygamber kabul etmiştir ama yanlıştır” dememektedir. “peygamberden gelen bu rivayetler sahih değildir.” Demektedir. Dolayısıyla peygamberti inkar sözkonusu değildir.
Cehennemin sonsuzluğu: sormak istiyorum acaba size Hz. Ali den, Hz. Ebubekir den Hz. Ömer den delil getirerek cehennemin sonsuz olmadığını beyan etsem bu sahabelere karşı da o şekilde ithamda bulunacak mısınız? Sonsuz olmadığı düşüncesinin temeli çok basittir arkadaşlar; SONU OLMAYAN TEK VARLIK ALLAH TIR. O NUN DIŞINDA HER NE Kİ AKLINA GELİYOR; ONUN BİR BAŞLANGICI VE BİR SONU VARDIR.
“Ebeda” kelimesinin de Arapça da “sonu yokmuş gibi uzun bir süre” anlamında olduğunu, “sonsuzluğu” ifade etmediğini söylemekteler. E tabi bunlar sizin- benim birebir altından kalkabileceğimiz şeyler değil.
Lakin bu düşünceler gerek doğru gerek yanlış olsun birer düşüncedir. Hiçbiri imani mesele olmadığına göre….yanlış kanaatte olan sadece hata yapmış olur. Kafir, münafık……. Değil.
Selam ve dua ile…
FATİH ŞENGÜL isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #135
Alt 12.04.2008, 16:08
Arife Her Gün Kadir Gecesidir

 
elmnightmare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 9.173
Teşekkür etti: 542
540 Teşekkür 291 Mesaja aldı
Fatih Şengül 2.soru dışında kendi cevap yazmamış sadece M. İ.oğlunun Sitesindeki yazıları getirip yazmış...

1- Zuhru Ahir namazı kuran'da ya da sünnette yoktur zaten..Bunu biz de biliyoruz. İslamoğlunun anlatmasına gerek yok..Yeni bir şey bulmuş gibi zıplamasın..Zuhru Ahir Namazıdır.Zuhru Ahar namazı diyen hangi alimler yazında öğrenmiş olalım.. Ahir ile Ahar farklı anlamdadır...Ben adını koydum oldu bitti ile olmaz bu işler...
Zuhru Ahir namazının kılınmasının pek çok sebebi vardır...Önce bu sebepler neymiş öğrensin gelsin Sonra yeni bir şey bulmuş gibi satmaya kalkmasın...

2-
Ahmet Bin Hanbel meselesine gelince siz ya tefsiri dinlememişsiniz ya da unutmuşsunuz..Ahmet Bin Hanbel'in takvasını ti ye almakla açıklanacak bir durumla kalsa yine içim yanmaz..Düpe düz helali haram edinmekle suçlayan islamoğlu'dur...Bu düpedüz bu alime hakarettir onu şirkle suçlamaktır..Edepsizliktir..Ahmet Bin Hanbel'in takvası İslamoğlunu da ilgilendirmez ister yer ister yemez sarımsağı da isteyen yer istemeyen yemez kimse de İslamoğlu gibi aha bakın bu ayet diyor ki helali haram ediniyorlar diyemez..Bunun adı aymazlıktır...Ahmet Bin Hanbel'in neden kavun yemediğini soranlara verdiği cevabı da bir araştırın...O yüzden aklama çabaların beyhuıdedir...

Bilmem anladın mı:)

3- Kabir Azabı bütün kitaplarda olduğu yazılıdır..İslamoğlu'nun çarpıttığı gibi tartışmalar olmamıştır...İslamoğlu nereden çıkardıysa o da ayrı bir mesele.Bir tane mutezili alimin kitabını okuyup da bunn üstünde pek çok tartışma yapılmıştır demek tam ona yakışır bir davranış:)

Kuran da açık bir hüküm yoksa nereye bakılır...Sünnete bakılır...Hadislere bakılır...
KAbir azabıyla ilgili hadisler var mıdır?Vardır...Kabir Azabından Allah'a sığınırım diye Allah Rasulu(s.a.v) kafasından mı uydurmuştur?

Kabir Azabı ile ilgili hadisler mütevatirdir..Mütevatir hadisleri inkar küfürdür..Mütevatir hadis Peygamberimizin ağzından çıktığından ihtilaf olmayan hadislerdir..sadece bir sahabeden değil bir kaç hatta yüz sahabeden nakledilmiştir..Hepsi Ensar Muhacir gibi farklı sahabelerdir.
Bu yüzden mütevatiri inkar küfürdür.Mütevatir hadisleri reddetmek imandan çıkarır...


Cehennem Azabının ebediliğini tartışmaya bile gerek görmüyorum...Ayetlerle sabittir..Daha önce de kaynak sorduk Hz Ebubekir ya da Hz ömer nerede cehennem azabı sonludur demiştir?

İslamoğlu taraftarlarından hala kaynak bekliyoruz.Kaynak vermek yerine habire laf söylüyorlar...

Not:Yukarıda cevap vermeye gerek görmediğim önceki yazında hukuktan bahsetmişsin...
Hukuktan bahsederken guguk yapmışsın:)
Irza Tasaddi Cinsel taciz değildir.Cinsel tacizden daha farklıdır...Cinsel taciz ve de ırza tasaddi de illaki doktor raporu şart değildir...:)
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
O'nun yaşlı olduğunu bana söyletemezsiniz:)
elmnightmare isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #136
Alt 12.04.2008, 20:10

 
FATİH ŞENGÜL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.04.2007
Mesajlar: 16
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
1. sevgili dostum Kuran ve sünnette olmadığını itiraf ediyorsun. mustafa islamoğlu nun "bakın bunu ben keşfettim" gibi herhangi bir düşüncesi yok. hatta ona göre yeryüzünde söylenmemiş hakikat kalmamıştır. onun açıklamalarını bu şekilde algılaman yalnız kin ve garezinden kaynaklanmaktadır. elbetteki bunu mustafa hoca keşfetmemiştir. ama bazı aklı evveller bunun dile getirilmesine bile (kendilerince oturttukları din anlayışına aykırı olması nedeniyle) tahammülsüzlük gösteriyorlar. mesele de bu ehli sünnet vel cemaa